Ahmet Telli
DELI KUS
YAK SEVDANIN ÇIRASINI
SEVDALAR DUMAN OLMAYACAK
SU CURUDU
GULUSUN EKLENIR KIMLIGINE
ISIMSIZ
ANISI BIZ OLALIM BU SOKAKLARIN
KALBIM UNUT BU SIIRI
KONUGUM OL
SUCLAMA BENI
HÜZNÜN ISYAN OLUR
DELI KUS
Deli kus bilir misin nedir
türkuler kadar sevdalanmak
duyabilmek yüreginde
bir depremin ugultusunu
Suya düsen bir karanfilse yüregin
birak kendini irmagin türküsüne gülüm
vursun seni o tastan bu tasa
o çaglayandan bu çaglayana sürüklesin
Kavgadan uzak kalmissan
sevdadan da uzaksin demektir
devinmez yüreginin magmasi
çatlamaz sabrin kara tasi unutma
YAK SEVDANIN ÇIRASINI
Ne hüzünler kurtarir seni
ne çeyiz sandiginin ceviz gölgesi
ve ne de acinin ses duvarindaki
yorgun ve bikkin bekleyisler
Acilar karartmissa bile günlerin duvagini
düsürmüsse de ilkyazin tomurcuklarini firtinalar
hayat kendini yeniden yaratan bir bahardir
verecektir en olgun meyvelerini mutlaka
yeter ki hüzünler sarartmasin yüzünü
Yak sevdanin çirasini türkülerle
barajini yikan bir irmak gibi katil hayata
Hüznün isyana dönsün artik
bitsin bezginligin ölümcül suskunlugu
evde kalmis bir cinsellik degildir çünkü dünya
SEVDALAR DUMAN OLMAYACAK
Acinin bagrindan
mavi bir çelik gibi fiskiran öfke
dünyayi degistirecektir mutlaka
Yani hayat
kendini yeniden yaratacaktir
ona sahip çikan ellerde
ve bu yüzden öfke
sevda gibidir kimilerinde
Yüreginin pas tutmakta olan kivrimlari
sarilsin bir an öfkenin gökgürültüsüyle
beyninin her hücresi bir gerilla gibi
kusansin pusatlarini ve sokaga çiksin
ve bir hançer gibi saplansin
pustluklarin ihanetlerin bagrina
Bak o zaman nasil bitecek yanlislar
ve cehennemlesen yalnizligin
Sevdalar duman olmayacak o zaman
Hüznün isyan olmustur çünkü
Hüznün isyan olmalidir
Ahmet Telli
Kalbim Unut Bu Siiri
SU CURUDU
1
Yetmis iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnizca anahtar
deliginden hava giriyor ve ölü bir isik siziyor içeri. Yalnizlik
hiç de tanrisal degil, görkemli degil. O yalinzca geçmisle
gelecek, ölümle yasam arasinda kocaman bir karanlik nokta.
Geçmisi ve gelecegi olmayan, ölümle yasam arasinda irinli bir
leke yalnizlik denilen. Simdi ne varsa, anahtar deliginden sizan
havayla isikta... (Farkina varsalar, kapatirlar miydi onu da?)
Bütün bellegimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygiyla yaktim,
jiletle kazidim. Çigliklarin araligindan uçurdum hepsini, kul
edip savurdum.
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
2
Zamani yiyip bitirdi karanlik. Gece yoktu. Günes çoktan
kömürlesmis ve yeryüzü yapiskan bir karanlikla örtülmüstü.
Yabanil sesler geliyordu derinlerden ve karanligi ince bir biçak gibi
yirtiyordu. Saklayan kirbaç gibi... Aci duvarini asan bu
sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabugunu
zorluyordu artik. Sesim yoktu. Karanligin karninda yitirdim
sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki. Ama
durmadan soruyorlardi. Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri,
peygamberler büsbütün hain çikmisti. Ama yine de soruyorlar,
soruyorlar, soruyorlar...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
3
Iki seyi bilmek istiyorum. (Belki ayni seyi iki kere bilmek
istiyordum.) Duvarlarin rengi neydi? Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarimla, avuçlarimla,
dilimle dokunuyorum. Duvarlarin bir rengi olmali. Ama hiçbir
duvarcinin, hiçbir ressamin bu rengi bildigini sanmam. Adi
yoktu bu rengin, kimyasi yoktu. Belki renksizligin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarlarin rengi...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
4
Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde. Anahtar
deliginden sizan ölü isikta ellerime bakiyorum. Ellerim... Sanki
bir kadinin memelerini hiç oksamamis, sicakligini duymamis.
Ellerim... Her dizesi çiglik olan siirleri hiç yaratmamis sanki. Ne
beyaz tenliyim artik, ne esmer, ne de kara... Cüzzamlinin,
vebalinin bir rengi vardir. Irinin bir rengi... Ölunun bile bir
rengi vardir ama derimin rengi yoktu. Belki çürüyen bir kentin
rengiydi bu. Çürüyen bir dünyanin...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
5
Killi, ayaklari üzerinde duramayan bir yaratiktim artik.
Soyumun neye benzedigini unuttum. "Insana benziyorlardi"
diye duymustum bir vakitler. Demek ki simdi maymun
halkasinda insanlik...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
6
Agzimi anahtar deligine dayayip havayi emiyorum. Böcek
sokmasi gibi bir yanma duyuyorum bogazimda. Oysa kuru bir
yapragi bile dalindan düsürecek gibi degil bu esinti. Belki
çöle dönmüs topraga tek yagmur damlasinin düsüsü yalnizca.
Çamur gibi bir yagmur damlasi... Ama toprak, bu damlayla
çatlatacak bagrindaki tohumu. Çöl, bütün vahalarini bu
damlayla yesertecek... Genzim yaniyor. Ince bir kan seridi
siziyor dudaklarimdan. Kirli, sicak ve simsiyah...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
7
Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmis iki gündür
sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi
degdirdigim... Dilimi bir köpek gibi degdirdigim. (Dilin suya
dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba
kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere degdiriyorum
dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik. Sünger, bütün
vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir
su yani vardir. Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir
kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi
artik. Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...
Adimdan gayrisini bilmiyorum...
Ahmet Telli
1982
Kalbim Unut Bu Siiri
GULUSUN EKLENIR KIMLIGINE
Gun biter gulusun kalir bende
anilar gibi suruklenir bulutlar
Omrumuz ayriliklar toplamidir
yarim kalan bir siir belki de
Aykiri anlamlar arayip durma
guz bitip sular kopurur de
kapanmaz gulusunun actigi yara
ucurum olur zaman her gece
Her gece yeni bir savas baslar
aci ses olur, ses deli yagmur
Sigindigim her yer adinla anilir
ben girerim sokagi devriyeler basar
Bir de gulusun eklenir kimligime.
Ahmet Telli, Kalbim Unut Bu Siiri
ISIMSIZ
Hiç özlemedim seni
Özlemek dostluktandir
dostlugundan öte bulmaliyim seni
Sicakligini bulmaliyim
dokunuslari, kenetlenisi
Terimizle sulanmali yer
günes terimizde isildamali sabah olunca
Apansiz firtinalar çikmali,
sarsilmaliyim
Özlemek yaninda olmak istegidir
Gülüsünü görmek biraz da
Hiç özlemedim seni
Saçlarina dokunamam
bir irmak gibi akitirim ovaya
solugunla yanar dudaklarimin bozkiri
Akkor halindeki ufuk
bakir bir tel gibi eriyip gider
kraterler ortasinda kalirim
Ürpertir bu cografya beni
ikimizi biranda
yasadigimi duyarim
Hiç özlemedim seni
özlemek dostluktandir
dostlugundan öte bulmaliyim seni.
Ahmet Telli, Kalbim Unut Bu Siiri
ANISI BIZ OLALIM BU SOKAKLARIN
Anisi biz olalim bu sokaklarin
Opusmedigimiz tek sacak alti
Hicbir otobus duragı kalmasin
Biz yuruyelim kent guüzelleSşsin
Gurultusuz sozcukler bulalim
Yeni sevinclere benzeyen
Biz gelince bir yagmur baslar
Yuzun cizilir buglanan camlara
Bir uzun karartma biter
Akasyalar kopurur birdenbire
Ve her avluda adınla anılan
Cicekler sulanir aksamustleri
Bir arkadas evine ugrariz yolustu
Bir fincan kahve iceriz,isitir bizi
Basini sessizce omzuma koyarsin
Gulureyhan olur solugun
Biz kaliriz kuslar donup gelir
Her balkonda bir menekse sesi
Belki yeniden guzellestiririz
Adlari degistirilen parklari
Perdeleri hic acilmayan evlerde
Isiklar yanar cocuk sesleri duyulur
Tanidik sevinclerle dolar yeniden
Kendi sesini kemiren alanlar
Anisi biz olalim bu sokaklarin
Ve hic durmadan yagmur yagsin
Biz gurultusuz sozcukler bulalim
Sarmasik fisildassin yine
Gidersek birlikte gideriz
Yeni sevincler bulur huzne benzeyen
AHMET TELLI
KALBIM UNUT BU SIIRI
Uguldayan ve hep uguldayan
bir orman kadar usuyorum simdi
yanlis ruzgarlar esiyor dallarimda
yanlis ve zehirli cicekler aciyor
Kanimda kocaman gozleriyle bir ciglik
Su ve ses kadar bekledigim
ne kaldi geride,bilmiyorum
uzanip uyumak istiyorum golgeme
ve sarinmak o kocaman gozlerin
uguldayan ruzgarlarina
Bir aciyi yasarim be zehirden
cicekler uretirim komur karasi
ucurum kadar bir yalnizlik
yaratirim kendime,atlarim
Anisi yoktur kucuk ruzgarlarin
Yapraklarim yok artik kuslarim yok
busbutun viran oldu daglarim
exberimdeki turkuler de savrulup gitti
omrumun karsiligi kalmadi sesimde
sesimde yalniz ormanlarin gumburtusu
Yanlis.daha bastan yanlis
bir siirdi bu,biliyorum
ve belki omrumuzun yakin gecmisi
bu kadar dogruydu ancak,kimbilir
Kalbim unut bu siiri
AHMET TELLI
KONUGUM OL
Bir aksam konugum ol
Oturup konusalim biz bize
Anilarin cubugunu yakip
Uzatalim geceyi biraz.
Gecmise bir el sallayip
Yasanan gunleri konusalim
Ve gunlerin ustune coken
dumanli, isli havalardan
Kendimize dana az zaman
ayirsak da olur geceden
Cunku bogulabilir insan
Yalniz kendini dusunmekten
Kapagi acilmayan kitaplar
Unutulmus asklar gibidir
Kitaplardan soz edelim
Ve onlarin gizli kalmis
sessiz tadlarindan
Sabaha dogru perdeyi
aralayip ufka bakalim
Ve bir cocuk gibi
hayretle seyredelim
gunesin kizilligini
Konusulmadan kalan
daha cok sey vardi
diye dusunerek cikalim
gunesle kucaklasan balkona
-Usutmesin sabah serinligi
Bir bardak demli cay
buruklugu gibi kalsin
gecenin ve sabahin tadi
yasasin anilarimizda
Konugum ol, oturup
konusalim bir aksam
ve uzatalim geceyi
sozun cubugunu yakarak
AHMET TELLI
SUCLAMA BENI
Suclama beni
boyle birakip
gidiyorum diye
bagrimi yakan
bir yaradir
bu ayrilik simdi
Bil ki kanimdadir
sevismelerin yangini
oylece girerken
gecenin bagrina
tasiyorum simsicak gulumseyisini
Yasanan gunler
hayati oyarak
gedikler aciyor
durulur mu artik
durgun sularda
bekleyerek seheri
Talan ediliyor
bahar ve ask
oyle bir soyun ki
duracak gibi degil
vurmazsak eger
kendimizi yola
Yasamak zorunlu
kurtarilirsa eger
bahar ve ask
ve simdi hayat
aci yesil
bir kader renginde
Hayatin ve sevincin
kaderinin altettigi yer
kavganin ortasidir
ki umudun ciceklenisi
askin
yengisidir bu
Soylenecek butun sozler
sevincin ve savdanin
savunulmasina dairdir
ve simdi onlar
yaralarini saracak
birilerini beklemektedirler
Ey anisiyla
kalbimi yakan
kederlenme hemen
ve suclama beni
boyle birakip
gidiyorum diye
Ahmet Telli
Sakli Kalan, Yazko Yay., Ist. 1981 s.41
melikeyavuz@hotmail.com
istanbul
Turkey
| Search for the Album or Artist of Your Choice! | Get Gif Girl's Web Design Tips on Tripod | Download Free Chank Rockstar Fonts on Tripod! |
| Check Out Tyler's Mad Crib for Teens on Tripod | Search Tripod's Internship Database | Ask Evel Knievel on Tripod | Ask the Doctor on Tripod | Check Out the Tripod Members' Recipe Book |